Bir mekânı doldurmak kolaydır.
Ama bir mekâna karakter kazandırmak, seçim meselesidir.
Bugün birçok ev, benzer objelerle tamamlanıyor.
Aynı formlar, aynı yüzeyler, aynı his…
Çünkü çoğu parça üretim kolaylığı için tasarlanır, anlam taşımak için değil.
Sıradan dekor tam olarak burada başlar.
Boşluğu doldurur ama bir iz bırakmaz.
Koleksiyon parçası ise farklı bir yerden doğar.
Önce bir fikir vardır.
Sonra o fikri taşıyacak malzeme seçilir.
Ve en son, form ortaya çıkar.
Bu yüzden her koleksiyon parçası, sadece “güzel görünen” değil, bir düşüncenin somut halidir.
Seri üretim objeler kusursuz görünür.
Çünkü hepsi aynıdır.
Ama tam da bu yüzden, hiçbirine ait hissetmezsiniz.
El işçiliğiyle üretilen bir parça ise küçük farklılıklar taşır.
Bu farklılıklar hata değil, kimliktir.
Parçayı kişisel yapan da budur.
Bir diğer fark ise zamanla ortaya çıkar.
Sıradan dekor zamanla eski görünür.
Yerine yenisi aranır.
Ama doğru malzeme ve doğru işçilikle üretilmiş bir parça, zamanla değer kazanır.
Yüzeyi değişir, tonu derinleşir, hikâyesi büyür.
Özellikle pirinç gibi yaşayan malzemeler, kullanıldıkça karakter kazanır.
Bu da onu geçici bir eşya olmaktan çıkarır.
Koleksiyon parçası satın almak, bir ihtiyacı karşılamak değildir.
Bir seçim yapmaktır.
Ne ile yaşamak istediğini,
neyi her gün görmek istediğini,
ve aslında kendini nasıl ifade ettiğini belirlemektir.
Esvedname’de her parça bu bakış açısıyla üretilir.
Seri üretim değil, tekrar etmeyen bir dil.
Sadece estetik değil, anlam taşıyan bir form.
Çünkü bizce bazı şeyler sadece yer kaplamak için değil, iz bırakmak için vardır.
Sevgilerimizle,
ESVEDNÂME 🖤