Bazı metaller yalnızca kullanılır. Bazıları ise değer görür.
Pirinç asırlardır estetik ve dayanıklılığı bir arada taşıdığı için tercih edilen özel bir metaldir. Altın kadar kıymetli kabul edilmesi yalnızca renginden değil; ışığı sıcak ve yumuşak bir tonla yansıtmasından, bulunduğu ortama zamansız bir ihtişam ve ağırlık katmasındandır. Gösterişi abartısız; zarafeti kendiliğindendir.
Tarih boyunca saraylarda, ibadethanelerde ve sanat eserlerinde yer almasının nedeni tam olarak budur. Çünkü pirinç hem güçlü hem de ustanın eline cevap veren bir malzemedir. İnce detayları, hat yazılarını ve motifleri yüzeyine net bir şekilde taşır. Serttir ama kırılmaz. Şekil alır ama formunu kaybetmez.
Bir obje üretildiğinde ''idare etsin'' diye değil, nesiller boyu var olsun diye üretilir.
Zaman geçtikçe yüzeyi daha derin bir tona dönüşür; matlaşmaz, karakter kazanır. Her yıl biraz daha oturur, biraz daha asil görünür. Eskimez, olgunlaşır.
Kısacası pirinç pahalı olduğu için değil; kalıcı olduğu, işlenebilir olduğu ve zamana direndiği için değerlidir.
Hem estetik hem güçlü olduğu için.
Ve en önemlisi, el emeğini gerçek anlamda taşıyabildiği için.
Pirinç geçici değildir.
Altın kadar değerli, ama sanata daha açık bir metaldir.
Ve en güzel tarafı şu:
Zaman onu eskitemez. Sadece daha güçlü bir hikâye kazandırır...